Saçlarda ve yüzde tekrarlayan kepekli egzamalarınız mı var? Yalnız değilsiniz.

 

Mevsimsel Egzama

30.05.2017

Saçlarınızda kepeklenme, yüzünüzde kızarık kepekli döküntüler mi oluyor? Mevsim geçişlerine hoşgeldiniz

Bahar aylarının gelmesi ile doğadaki değişimi izlemek keyif verici. Bitki örtüsünün, havanın, suyun değişimi gibi, bedenimiz de mevsim geçişlerinde benzer bir döngüyü takip ediyor. Bu, tabiatın yeni koşullara ayak uydurmak için kendini hazırla şekli. Muazzam, değil mi?

Kimi mevsim geçişlerinde, bu döngüye ayak uydurmakta zorlandığımız zamanlarla karşılaşıyoruz. Bu zamanların en sık dile gelen şikayetlerinden biri ise; saçlı deride kepeklenme, yüzde kızarıklık ve soyulmalar şeklinde görülen, adına Seboreik Dermatit dediğimiz bir çeşit egzema tablosu.  Yani aslında bu tablo, saçlı derimiz ve/veya yüzümüzdeki dengenin bozulması, derimizin kendini yeni koşullara adapte edememesi sonucu ortaya çıkan bir uyumsuzluk tablosu.

Denge, yanlızca dışarıdan değil, içeriden de etkilenen hassas bir uyumu ifade ediyor. İçerdeki etkenler, vücudumuzun salgıladığı ürünlerden, derimizde yaşayan mikroorganizmalara kadar bize ait pek çok bileşeni kapsıyor. Dış etkenler ise, kullandığımız kozmetik ürünlerden, derimize temas eden suyun özellikleri, mevsim değişiminin getirdiği hava ve güneş değişiklikleri gibi birçok başlıkta sıralanabilir.

Derimizde yaşayan mikroorganizmaların varlığını biraz ürkütücü gelse de, bu küçük canlılar bizim için çok değerli. Onlar, bir yandan derimizi olması gereken koruyucu ph dengesinde tutup sebumu etkilerken, bir yandan da zararlı kötü organizmaların derimizde çoğalmasına engel olmak için var. Bir çeşit denge muhafızları dersek, daha sevimli olacak sanırım J

Gerek derimizin ürettiği salgıların değişimi, gerekse dış ortamdaki değişimler, bu mikroorganizmaların da dengesinin bozulmasına ve kontrolsüz çoğalmalarına, sonuç olarak da derimizin koruyucu tabakasına zarar vermelerine neden olabilir. İşte bu nokta, yüzümüzde ve saçımızda Seboreik Dermatit olarak isimlendirdiğimiz; Yağlı Egzema, Mevsimsel Egzema, Saç Egzaması gibi birçok ismi olan kepeklenme ve kızarıklık şikayetlerinin başladığı nokta.

(Kızarıklık denilince aklına Rosasea -yani Gül Hastalığı- gelenler için küçük bir not: Evet, Seboreik Dermatit ile benzerlikleri var. Fakat farklı tetikleyici nedenleri olan, haliyle uzun ve ayrı bir blog konusu olarak yazılacaklar arasında.)

Peki bu değişimleri nasıl azaltabilir ve dengemizi korumak için neler yapabiliriz?

İlk sırada olan ve bana kalırsa en önemli adım, başlamış olan egzemayı hızlıca durdurmak için, kaşımak ve/veya koparmak gibi deri yüzeyinde travma yaratacak etkenleri durdurmak. Unutmamak gerekir ki, tekrarlayan travma, egzemayı daha da arttıracak. Özellikle ders çalışanlar ve soru çözenler: Saçlarınızı derhal rahat bırakıyorsunuz! J

İkinci adım, -hızlıca tedavi ederek yayılmasını engellemek için- ilaç içerikli krem ve deri florasını tekrar dengeye sokabilmek adına, mikroorganizmalara etkili ürünler kullanmak. Bu noktada sizin için en uygun tedaviyi belirleyecek olan elbette ki Dermatoloji (Cildiye) uzmanınız olacak.

Egzama kontrol altına alındıktan sonra, deri florasını ve yapısal dengesini normalde/dengede tutabilmek için, egzemaya özel günlük şampuan ve kremlerden faydalanılabilir. Kurutucu ve/veya gereğinden fazla yoğun içerikli ürünler derinizin dengesini yeniden bozacağı için, uzak durmakta fayda var.

Elbette ki yoğun stres de derimizin salgıladığı doğal ürünlerin dengesini bozan kritik faktörlerden bir tanesi. Demek ki ne yapıyoruz: Stresten uzak kalıyoruz. (Evet evet, yazarken ben de güldüm! Kalabilen varsa, tebrik ediyorum. J )

Not: Seboreik Dermatit ile karıştırılabilecek çok farklı ve önem taşıyan deri hastalıkları olduğunu bilmek gerekiyor. Doğru tedavi, her şeyden önce doğru teşhisle başlayacak. Bu nedenle, her şeyden önce tanı için Dermatoloji doktorunuza başvurmanızı tekrar hatırlatıyorum.

Unutmamak gerekir ki, Seboreik Dermatit’in tekrarlaması normaldir. Önemli olan, tekrarlamaması için dengeden şaşmamak ve fark edildiği anda durdurabilmek.

Bol dengeli baharlar dilerim…